Çankaya ilçesinin Çukurambar semtinde bulunan ABD Büyükelçiliği önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, ABD’nin bölge politikalarına tepki gösterildi.
Basın açıklaması öncesi Eski Milletvekili ve Kızılay Ankara Şube Başkanı Dr. Mehmet Sılay bir konuşma yaptı.
ASTP adına Memur-Sen Ankara İl Temsilcisi ve ASTP Dönem Sözcüsü Nevzat Öylek, tarafından açıklama yapıldı. Açıklamasında Öylek, saldırıların bölge barışını tehdit ettiğini vurguladı.
ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının kabul edilemez olduğu belirten Öylek, "Katil, soykırımcı israil ile onun suç ortağı Amerika Birleşik Devletleri’nin işledikleri yeni bir cürmü protesto etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bütün dünya, savaş suçları konusunda sınır tanımayan bir sapkın zihniyetin dünyayı adım adım bir dünya savaşına sürüklediği izliyor. israil ve hamisi ABD, İran’ın dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in de hayatını kaybettiği, yüzlerce sivilin canice yok edildiği insanlık dışı zorbalıklarına bir yenisini ekledi. Bu saldırı, uluslararası hukuku askıya alan, bölgeyi korku üzerinden dizayn etmeye çalışan yeni bir tahakküm girişimidir. Bu saldırı yalnızca bir ülkeye değil; barışa, bölge insanının iradesine ve insanlığın ortak vicdanına yönelmiştir." dedi.
"Ortadoğu’yu ateşe veren emperyal akıl bir kez daha devrededir"
Öylek, "Dikkat çekici olan şudur ki; bundan önce de birçok kez olduğu üzere bu saldırılar da Ramazan ayı içerisinde gerçekleştirilmektedir. Bu zamanlama tesadüf değildir. Ramazan; Müslüman halklar için rahmetin, merhametin ve dayanışmanın ayıdır. Tam da bu ayda bombaların devreye sokulması, manevi iklimi hedef alarak İslam ülkelerine verilmiş pervasızca bir mesajdır. Ortadoğu’yu ateşe veren emperyal akıl bir kez daha devrededir. Kaos ve fesat üretmeden varlığını sürdüremeyen emperyalist düzen; işgali 'savunma', yıkımı 'güvenlik', ablukayı 'meşru hak' diye pazarlamaktadır. Gazze’de soykırımı kendine hak gören zihniyetle bugün İran’ı bombalayan zihniyet aynıdır. Nükleer silah meselesinde kendine sınırsız meşruiyet tanıyıp, başkasına mutlak yasak dayatan çifte standartlı bir sistem işletilmektedir." ifadelerine yer verdi.

"Bu coğrafya, ABD’nin yıllardır yürüttüğü yıkıcı müdahalelerden dolayı ağır bedeller ödedi"
“Benim silahım caydırıcıdır, seninki tehdittir” diyen kibirli bir düzen söz konusu olsuğunu dile getiren Öylek, açıklamasının devamında şunları aktardı: "Bu coğrafya, ABD’nin yıllardır 'özgürlük' ve 'demokrasi' söylemiyle yürüttüğü yıkıcı müdahalelerden dolayı ağır bedeller ödedi, ödemeye devam ediyor. ABD’nin jandarmalığına soyunduğu dünyada bugün 60’ı aşkın ülkede savaş ve çatışma yaşanırken ölen her 4 kişiden 3'ünü siviller oluşturuyor. Son 20 yıl içerisinde Irak’ta 1,5 milyon, Suriye’de 1 milyon, Afganistan’da 300 bin, Libya`da 50 binden fazla sivil öldü. Bugüne değin Filistin, Bosna, Irak, Afganistan, Doğu Türkistan, Suriye, Keşmir, Myanmar, Yemen, Libya, Somali, Sudan ve diğer birçok İslam ülkesinde yaşanan savaş ve çatışmaların görünürdeki failleri farklı olsa da arka planda Siyonist akıl ve onun kovboyu ABD rol almıştır. Aynı müdahaleci akıl, yalnız Ortadoğu’da değil; Güney Amerika’da da darbeler, ambargolar ve vekâlet savaşlarıyla halkların iradesini bastırdı; seçilmiş yönetimleri devirdi, kıtayı istikrarsızlık sarmalına sürükledi."
"Emperyalizm; kriz üretir, sonra o krizi yöneterek tahakküm kurar"
Açıklamasının devamında Öylek, "Güçlerini tahakkümlerine meşru bir dayanak gören bu zorbalar, uluslararası hukuku kendi çıkarları doğrultusunda eğip bükmeyi alışkanlık hâline getirmiş durumdalar. Bugün bölgenin ateşe verilmesi yalnızca komşu ülkeleri ilgilendiren bir mesele değildir. Unutulmamalıdır ki bu yangının hedefinde bölgenin tamamı vardır ve ülkemiz de bu büyük hesaplaşmanın dışında değildir. Coğrafyamız üzerinde yürütülen her kirli senaryo, uzun vadede ülkemizi de kuşatma ve zayıflatma stratejisinin bir parçasıdır. Bu saldırılar tesadüf değildir. Bu saldırılar, bölgeyi zayıflatma ve parçalayarak yönetme stratejisinin devamıdır. Bu saldırılar, korku üzerinden siyaset üretme stratejisinin yeni tezahürüdür. Emperyalizm; kriz üretir, sonra o krizi yöneterek tahakküm kurar. Siyonizm; işgal eder, sonra işgali 'meşru savunma' kılıfıyla sunar. Bu düzen kan üzerine kurulan vahşi ve kirli bir düzendir. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, insanlığı doğrudan hedef alan saplantılı ve emperyal bir aklın tezahürüdür." şeklinde belirtti.

"Bu saldırılar yalnızca bugüne değil, geleceğe yöneliktir"
Öylek, "Milyonlarca insanı katleden, milyonlarcasını yerinden süren; şehirleri enkaza çevire bu anlayış yalnızca fiziki değil, ahlaki bir yıkım üretmektedir. Bu, açık bir vicdan iflasıdır. Bu saldırılar yalnızca topraklara değil, insanlığın ortak değerlerine yöneliktir. Bu saldırılar yalnızca devletlere değil, adalet fikrine yöneliktir. Bu saldırılar yalnızca bugüne değil, geleceğe yöneliktir. Geldiğimiz noktada, arka planında şeytani Siyonist aklın olduğunu bildiğimiz dünya düzeninin aktörleri; koydukları kurallara uymayarak, kurucusu oldukları uluslararası örgütleri yok sayarak, uluslararası hukuk kuralları ve yargılama sistemlerini hedef alarak dünyayı zorbalıkla yönetmeye çalıştıkları dünya düzeni iflas etmiştir. Halkı Müslüman ülkelerin yöneticileri, ahlaksızlıkları nedeniyle bir şantajın cenderesine sıkışmış psikopatların yönettiği belli olan ABD’nin kendilerine dost olamayacağını, kendilerini koruyamayacağını görmeye başladılar. Batılı ülkelerin vicdan sahibi halkları, yöneticilerinin nasıl bir küresel terör şebekesinin güdümünde olduklarını gördüler." ifadelerine yer verdi.
"Uyanan küresel vicdanın, yaşanan zorbalığı yeneceğini biz de bu zalimlerin kendileri de biliyorlar"
Son olarak Öylek, "Sanat, spor, akademi, medya ve iş dünyasını bir ahtapot gibi saran siyonist lobinin gizli ve kirli yüzü tüm dünya halkları tarafından görüldü. Uyanan küresel vicdanın, yaşanan zorbalığı yeneceğini biz de bu zalimlerin kendileri de biliyorlar. Medeniyetlerin beşiği Anadolu’dan; Küresel aklın ve vicdanın tarafı ve sesi olan Türkiye’nin Başkenti Ankara’dan, Zalim ABD ve terör çetesi israile sesleniyoruz. Siyonist yayılmacılığı ve emperyalizmin zorbalığını reddediyoruz. Mazlumların kanı üzerine kurulan hiçbir düzeni meşru görmüyoruz. Bu coğrafya silah endüstrisinin laboratuvar, bu halklar küresel hesapların piyonu değildir. Bombalar şehirleri yıkabilir; ama hakikati yok edemez, vicdanları susturamaz. Tehditler korku üretir; fakat onuru teslim alamaz. Zorbalık geçicidir; adalet kalıcı. Tarih; zalimler tarafından değil, direnenler tarafından yazılır. Emperyalizme ve Siyonizm’e karşı insanlık hattında, mazlumların yanında direnişimiz devam edecektir. Sessiz kalmayacağız, geri çekilmeyeceğiz, hakikatin gür sesi olmaya devam edeceğiz. Siyonist-emperyalist saldırılara karşı bugüne kadar tüm mazlumların yanında olduğumuz gibi İran halkının da yanında olacağız. İran halkının acısını paylaşıyor; buradan, katillerin yuvası haline gelen ABD büyükelçiliğinin önünden 'Zalimler yenilecek, insanlık kazanacak!' diyerek İran halkıyla dayanışmamızı ilan ediyoruz. Kahrolsun emperyalizm! Kahrolsun siyonizm! Yaşasın adalet! Yaşasın insanlık onuru!" dedi.
Gün boyu farklı kesimler tarafından ABD Büyükelçiliği önünde eylemler devam etti. (İLKHA)