Batman'da İLKHA'ya konuşan Göğüs Cerrahisi Doç. Dr. Oktay Aslaner, kanser hastalıklarında erken teşhisin tedavi başarısını artırdığını belirterek, özellikle risk faktörleri bulunan kişilerin sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini ifade etti.
Vücudun verdiği sinyallerin dikkate alınmasının önemine değinen Aslaner, kulaktan dolma bilgiler yerine uzman hekimlere başvurulması gerektiğini vurguladı.
Batman'da bir hastanede gerçekleştirilen ameliyatta göğüs kafesinden kaynaklanan nadir görülen büyük bir tümör başarılı şekilde çıkarıldı. Aslaner hem vakaya ilişkin bilgi verdi hem de kanser hastalıklarında erken teşhisin önemine dikkat çekti.
Bazı kanser türlerinin uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Aslaner, bu nedenle yeni ortaya çıkan ağrı, uzun süren öksürük ve nefes darlığı gibi şikâyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Basit tetkiklerle dahi bazı kitlelerin erken dönemde tespit edilebildiğini ifade eden Aslaner, özellikle yaş, sigara kullanımı ve aile öyküsü gibi risk faktörleri bulunan kişilerin düzenli sağlık kontrollerini yaptırmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Ayrıca ihmal edilen tümörlerin zamanla büyüyerek kan veya lenf yoluyla vücudun farklı bölgelerine yayılabileceğini belirten Aslaner, bunun da tedavi sürecini zorlaştırabileceğine dikkat çekti.

Göğüs Cerrahisi Doç. Dr. Oktay Aslaner
"Göğüs kafesi hayati organları koruyan önemli bir yapı"
Aslaner, "Göğüs kafesi, bilindiği üzere kalp ve akciğer gibi hayati organlarımızı korumakla görevli son derece önemli bir yapıdır. Nadiren de olsa her organda gelişebildiği gibi göğüs kafesinde de kendiliğinden gelişen, 'primer' olarak adlandırdığımız kanserler görülebilmektedir. Daha sık olarak ise akciğer kanserlerinin göğüs kafesini tutması ya da başka bir bölgedeki kanserin metastaz yaparak göğüs kafesine yayılması söz konusu olabilmektedir." dedi.

"Nadir görülen tümör ameliyatla çıkarıldı"
Uygun vakalarda tümörün ameliyatla çıkarılarak tedavilerin sağlanabilmekte olduğuna dikkat çeken Aslaner, "Bu gibi durumlarda kanserin temel tedavi yöntemleri; cerrahi, kemoterapi ve radyoterapidir. Uygun vakalarda tümör ameliyatla çıkarılarak tedavi sağlanabilmektedir. Kliniğimize 65 yaşında bir hastamız, göğüs kafesinde dışarıya doğru taşan büyük bir kitleyle başvurdu. Yapılan tetkiklerde, göğüs kafesinden kaynaklanan nadir görülen primer tümörlerden biri olduğu tespit edildi. Başka bir bölgede kansere rastlanmadı. Hastanın şiddetli ağrıları vardı. Göğüs kafesi, kaburgaların altından geçen sinirler nedeniyle sinir ağı yoğun bir bölgedir; bu nedenle tümör ya da travma durumlarında ağrı oldukça şiddetli olabilir." diye dikkat çekti.

"1 kilogramdan büyük kitle tek parça halinde alındı"
Aslaner, "Ameliyatta kitle, kaburgalar ve çevre dokularla birlikte tek parça halinde tamamen çıkarıldı. Yaklaşık 25 santimetre uzunluğunda, 10 santimetre genişliğinde ve 1 kilogramın üzerinde olan kitle sonrası oluşan açıklık yapay greft ile onarıldı. Hastamız ameliyat sonrası birkaç gün süren takip ve tedavinin ardından sağlıklı şekilde taburcu edildi. Önceki şiddetli ağrıları ise tamamen ortadan kalktı." dedi.

"Erken teşhis hayat kurtarıyor"
Erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayan Aslaner, "Tüm kanserlerde olduğu gibi erken teşhis büyük önem taşır. Bazı kanserler erken belirti vermeyebilir; bu nedenle vücudu iyi dinlemek gerekir. Yeni ortaya çıkan ağrı, öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler ciddiye alınmalıdır. Yaş, sigara kullanımı ve aile öyküsü gibi risk faktörleri bulunan kişilerin düzenli kontrollerini yaptırmaları önemlidir. Basit bir akciğer filmiyle bile bazı kitleler tespit edilebilir." ifadelerini kullandı.
"İhmal edilen tümörler tedavi şansını azaltır ve hastalık sürecini uzatır"
"İhmal edilen tümörler büyüyerek kan ya da lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine yayılabilir." diyen Aslaner, konuşmasına şöyle devam etti:
"Göğüs kafesi ve akciğer ameliyatlarının yapılamayacağına dair yanlış bir algı vardır. Oysa uygun vakalarda bu bölgeler ameliyat edilebilir ve başarılı sonuçlar alınabilir. Elbette her tedavinin riski ve olası komplikasyonları vardır. Bu nedenle hastaların kulaktan dolma bilgiler yerine uzman hekimlere danışmaları gerekir. İhmal edilen tümörler büyüyerek kan ya da lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Bu durum tedavi şansını azaltır ve hastalık sürecini hem hasta hem de yakınları için zorlaştırır. Bu nedenle vücudun verdiği sinyaller ciddiye alınmalı, önerilen tedavilere uyulmalı ve tüm sorular uzmanlarla görüşülerek netleştirilmelidir." (İLKHA)