İmam-Hatip Abidin Er, bayramların asıl anlamının akraba ziyaretleri, birlik ve beraberlik olduğunu ifade ederek, Müslümanların yaşadığı dağınıklığın sıla-i rahimin ihmal edilmesinden kaynaklandığını dile getirdi.
İmam-Hatip Abidin Er, İLKHA mikrofonuna yaptığı açıklamada, İslam dininde sıla-i rahimin önemine dikkat çekerek, bunun yalnızca bayram günlerine özgü bir uygulama olmadığını, her zaman yerine getirilmesi gereken farz bir sorumluluk olduğunu belirtti.
Bayramların, Peygamber Efendimiz’in ümmetine sünnet olarak bıraktığı önemli günler olduğunu ifade eden Er, şunları söyledi: "Bayram, Peygamber Efendimiz Aleyhisselam’ın ümmetine sünnet olarak belirlediği, ihya etmelerini istediği müjdelerden bir tanesidir. İslam’da iki bayram vardır. Biri Ramazan Bayramı, diğeri Kurban Bayramı'dır. Ramazan Bayramı’ndaki hikmet; oruç ibadetini yerine getiren müminlerin Allah’a yaklaşmanın, O’nun emirlerini yerine getirmenin sevincini yaşamalarıdır. Bu sevinç, Ramazan’ı hakkıyla idrak eden her Müslüman’ın hakkıdır."
"Sevinçler paylaşmakla çoğalır, hüzünler paylaşmakla azalır"
Sıla-i rahimin İslam’daki yerinin açık olduğunu vurgulayan Er, "Sıla-i rahim; akraba ziyareti, birbirleriyle iç içe olma, sevinci ve hüznü birlikte yaşama meselesidir. Aslında bu her zaman olması gereken bir şeydir. Bayrama has bir kural değildir. Sıla-i rahim Allah’ın emridir, farzdır. Allah’u Teala Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor ki: ‘Allah’tan korkun, Allah’tan sakının ki O, size her şeyi soracak ve akrabalığı da size soracaktır.’ Dolayısıyla sıla-i rahim her zaman gereklidir, ancak bayramda daha da önem kazanır. Sevinçler paylaşmakla çoğalır, hüzünler paylaşmakla azalır. İnsanın anne babasını, yakın akrabalarını ziyaret etmesi, küskünlerin barışması, insanların birbirlerinin halini hatırını sorması bayramın en önemli görevlerinden biridir. Bu şekilde bayram gerçek anlamını bulur." dedi.
Sosyal medya ve mesajlaşma yoluyla yapılan bayramlaşmaların yeterli olmadığını belirten Er, "Kişinin mesajlaşması veya sosyal medya üzerinden bayramlaşması elbette olabilir. Fakat bu bayramı yaşamak anlamına gelmez. Çünkü sünnette şöyle bir örnek görüyoruz: Peygamber Efendimiz Aleyhisselam bayram gününde dışarı çıkar, bayram namazını herkesin katılacağı şekilde kıldırır ve sonrasında halkın arasına karışırdı. Hatta rivayetlere göre gittiği yoldan dönmez, başka bir yoldan dönerdi. Bu da toplumda canlılık, ziyaretleşme ve kaynaşma olması içindir." şeklinde konuştu.
"Bayramı yaşamak lazım"
Er, Müslümanlar arasındaki kopukluğun temel sebeplerinden birinin sıla-i rahimin ihmal edilmesi olduğunu vurgulayarak, "Şu an Müslümanların bölük pörçük olmaları, birbirleriyle alakasız olmaları; kardeşliklerini ve sıla-i rahimlerini yerine getirmediklerinden dolayı zelil durumdalar. Allah’u Teala o izzeti tekrar ümmete kazandırsın. Bayramı yaşamak lazım. Ramazan da bayram da İslam’ın şiarlarındandır. Bunları ön plana koyarak, Allah’ın emrettiği şekilde yaşamamız ve yaşatmamız gerekir. Allah’u Teala gerçek bayramları tüm ümmete yaşatsın, İslam âlemine gerçek mutluluğu nasip etsin, İslam düşmanlarını da kahru perişan etsin." ifadelerini kullandı. (İLKHA)