HÜDA PAR Genel Merkezi tarafından yayımlanan haftalık gündem değerlendirmesinde, alevlendirilmek istenen mezhepçilik fitnesine, öğretmen ve imam adaylarının yaşadığı ekonomik sıkıntılara, Mersin'deki at eti skandalına ve süresiz nafaka mağduriyetine dikkat çekildi.
Netanyahu ve Trump ikilisinin başını çektiği "Pedofil Çetesi"nin İran’a yönelik saldırılarına dikkat çekilen açıklamada, bu yapının asıl hedefinin sadece İran coğrafyası olmadığı, bölgede yaşayan tüm toplulukların ve ülkelerin hedef listesinde olduğu vurgulandı.
Siyonist-evanjelik cephenin imha saldırılarına karşı Müslümanların güç birliği yapması gerektiği hatırlatılan değerlendirmede, "Pedofil çetesi, tüm bölge üzerine korkunç planlar yaparak ateş kusarken, Türkiye’de ve İslam dünyasında kimi eşhas ve çevrelerin meseleyi mezhepsel kodlar üzerinden değerlendirme çabasına girmesi, tam bir akıl tutulmasıdır. Ölümcül bombalar; İranlıyı, Filistinliyi, Lübnanlıyı mezhebine göre ayırt etmiyor. Şii’yi, Sünni’yi ayırt etmiyor. Ölüm kusan bombalara, gelecek on yıllarımızı şekillendirmek isteyen saldırganlara mezhebi fanatizm duygusuyla yaklaşmak ne Sünni ne de Şii hiç kimse için akıl kârı değildir." ifadelerine yer verildi.
"Öğretmen ve İmam Hatip Akademilerindeki adaylar mağdur edilmemeli"
Açıklamada ayrıca, Öğretmen ve İmam Hatip Akademilerinde eğitime alınan adayların yaşadığı maddi zorluklara da dikkat çekildi. İki akademi arasındaki gelir adaletsizliğine tepki gösterilen değerlendirmede, “Akademi sürecinde öğretmen adaylarına ödenen ücret yaklaşık 31–32 bin TL civarındayken, Diyanet Akademisi’nde yaklaşık 7 bin TL düzeyindedir. Bugünün şartlarında bu tutarlar, en temel ihtiyaçları dahi karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Evli adaylar ailelerini geçindirmekte zorlanırken bekâr adaylar evlilik hazırlığı, çeyiz, ev kurma ve birikim yapma gibi hayati konularda neredeyse hiçbir adım atamamaktadır.” denildi.
“Evli adaylara aile ve çocuk yardımı sağlanmalı”
Ücretlerin ileride üstlenilecek görevin vakarına uygun hale getirilmesi gerektiğine vurgu yapılan değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:
“Akademi süresince ödenen ücret, ileride üstlenilecek görevin vakar ve haysiyetine uygun seviyeye çıkarılmalıdır. Evli adaylara aile ve çocuk yardımı sağlanmalı; bekâr adaylara ise evlilik hazırlıkları için faizsiz kredi desteği verilmelidir. Ayrıca Diyanet Akademisi’nde ödenen 7 bin TL’lik yetersiz harçlık uygulamasına son verilerek, bu ücret öğretmen adaylarına ödenen seviyeye çıkarılmalıdır.”
860 kayıp atın akıbeti hatırlatıldı
Gündem değerlendirmesinde, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı bir aşevinde servis edilen yemekten, yarış atlarına takılan elektronik çip çıkması olayına tepki gösterildi.
Belediyenin özür dilemek yerine "mağdur biziz, siyasi malzeme yapılıyor" şeklindeki açıklamasının kabul edilemez olduğu belirtilen değerlendirmede, "Maalesef benzer bir sorumsuzluk örneği bir süre önce de yaşanmıştı. Hatırlanacağı üzere 2020 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Adalar ilçesindeki faytonculuğu sona erdirme kararı almıştı. Belediyenin sahiplendiğini ve kurumlara dağıttığını iddia ettiği 860 atın akıbeti ile ilgili somut bir veri ortaya konulamadı. Sokak köpekleri konusunda kıyameti koparanlar İBB’nin ne olduğunu bir türlü açıklayamadığı yüzlerce at için tek kelam etmediler. Bu tür olayların aydınlatılması ve benzer skandalların önlenmesi için belediyelere yönelik kapsamlı ve şeffaf soruşturmaların yürütülmesi büyük önem taşımaktadır." denildi.
"Süresiz nafaka erkeğin ayağına vurulmuş bir prangadır"
Son olarak yıllardır çözüme kavuşturulmayı bekleyen süresiz nafaka sorununa değinilen açıklamada, “Müslümanların çoğunlukta olduğu toplumumuzda çözüm yolu belli olmasına rağmen yaşanan mağduriyetlerin önlenmesi için bir adım atılmamaktadır. Mevcut hukuk sisteminde erkeklere, bir ay evli kalmış olsa dahi boşandığı kadına çok uzun süreli nafaka verme sorumluluğunun yüklenmesi, Anayasa’daki eşitlik ve adalet ilkesine aykırı olduğu gibi, yeni bir evlilik yapma hakkı olan erkeğin ayağına vurulmuş bir prangadır.” şeklinde belirtildi.
“Süresiz nafaka uygulaması yeniden ele alınmalıdır”
Süresiz nafaka uygulamasının evlilikleri azalttığı ve nafakayı haksız kazanç aracına dönüştürdüğü belirtilen açıklamada, “Mağdurlar tarafından büyük bir umutla 12. Yargı Paketi’nde yer alması beklenen ancak düzenleme kapsamına alınmayan süresiz nafaka uygulaması yeniden ele alınmalıdır. Boşanma sonrasında gerçekten yoksulluğa düşme riski bulunan kadınların geçimi ise sosyal devlet ilkesi gereği kamu tarafından güvence altına alınmalıdır.” ifadelerine yer verildi. (İLKHA)