Japonya’nın önde gelen gazetelerinden Yomiuri, hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberinde Takaichi’nin 19 Mart’ta Washington’da planlanan görüşmede bu girişimi gündeme getireceğini yazdı. Söz konusu plan kapsamında ABD ve Japonya’nın, Çin ve Rusya tarafından geliştirildiği belirtilen hipersonik süzülme araçlarına karşı önleyici füze sistemleri ve uydu ağları geliştirmeyi hedeflediği ifade edildi.
Uzmanlara göre saatte Mach 5’in üzerindeki hızlara ulaşabilen bu yeni nesil silahlar, küresel askeri dengeleri değiştirme potansiyeline sahip. Ancak eleştirmenler, ABD’nin “Golden Dome” adı verilen yeni nesil füze kalkanı projesinin uzay tabanlı önleyici sistemler ve sensörler içermesinin uluslararası silahlanma yarışını daha da hızlandırabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri projeyi her türlü hava saldırısına karşı ulusu koruyacak yeni nesil bir kalkan olarak tanımlasa da, bazı analistler bu tür girişimlerin küresel güvenliği artırmak yerine yeni jeopolitik gerilimler oluşturabileceğini savunuyor.
Tokyo yönetiminin projeye katılımının ise Japonya’nın uzun yıllar sürdürdüğü katı pasifist güvenlik politikasından giderek uzaklaştığının yeni bir göstergesi olduğu değerlendiriliyor. Japon hükümeti son yıllarda yalnızca savunma değil, gerektiğinde “karşı saldırı” kapasitesi geliştirmeyi de hedefleyen askeri adımlar atmaya başladı.
Bu doğrultuda Japonya, askeri harcamalarını GSYH’nin yüzde 2’sine çıkarma kararı alarak savunma bütçesini önemli ölçüde artırdı. Aralık ayında onaylanan yeni bütçede ise önümüzdeki mali yıl için 9 trilyon yen (yaklaşık 56,5 milyar dolar) ile rekor seviyede savunma harcaması planlandı.
Eleştirmenler, Washington ve Tokyo’nun bu adımlarının Asya-Pasifik bölgesinde askeri rekabeti daha da keskinleştirebileceği ve güvenlik dengelerini kırılgan hale getirebileceği görüşünde. (İLKHA)