-
BIST 100
15781,43%-0,17
-
DOLAR
44,46% 0,11
-
EURO
51,16% -0,10
-
GRAM ALTIN
6480,42% 0,98
-
Ç. ALTIN
10645,44% 0,00
Bipolar bozukluk son yıllarda artış eğiliminde!
Bipolar bozukluğun, depresyon ve mani dönemlerinin birbirini izlediği iki uçlu bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar, toplumda görülme sıklığının son yıllarda artma eğiliminde olduğuna dikkat çekiyor.
Hastalık genellikle anksiyete, madde kullanımı ve metabolik sorunlarla birlikte görüldüğünü ifade eden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sermin Kesebir, 30 Mart Dünya Bipolar Günü kapsamında bipolar bozukluğun belirtileri, eşlik eden rahatsızlıkları, döngüsel hassasiyetleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Bipolar bozukluk, depresyon ve mani dönemlerinden oluşuyor!
Bipolar bozukluğun, yineleyen depresyon dönemleri ile bu durumun tam zıttı olan hipomani ve mani dönemlerinin birbirini izlediği iki uçlu bir tablo olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Depresyon sürecinde çökkün bir duygu durum, psikomotor aktivitede azalma; özsaygı, uyku, iştah ve cinsel istekte belirgin değişiklikler ile bilişsel işlevlerde gerileme görülür. Bu durumun bir adım ötesinde değersizlik ve yetersizlik hisleri, daha ileri aşamalarda ise suçluluk duygusu ve intihar düşünceleri tabloya eşlik edebilir.” dedi.
Hipomanik veya manik dönemlerin depresyondan farkına değinen Prof. Dr. Kesebir, “Bu dönemler depresyonun tam zıttı özellikler taşır; özgüvende, enerjide ve psikomotor aktivitede ciddi bir artış yaşanır. Uyku ihtiyacının azalmasıyla birlikte seyreden bu ataklar, klasik bir bipolar bozukluk döngüsü içerisinde depresyon dönemlerini takip eder.” şeklinde konuştu.
Bipolar bozukluk eş tanı açısından zengin bir hastalıktır!
Bipolar bozukluğun toplumda görülme sıklığının yaklaşık yüzde 1 civarında olduğunu dile getiren Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Ancak son yıllarda bir artma eğilimi söz konusudur. Bu artışta, antidepresan ve stimülan (uyarıcı) ilaçların kullanımının büyük bir rolü olduğu düşünülmektedir.” dedi.
Bu bozukluğa sıklıkla eşlik eden diğer rahatsızlıklardan bahseden Prof. Dr. Kesebir, şunları söyledi:
“Bipolar bozukluk eş tanı açısından zengin bir hastalıktır; anksiyete (kaygı) bozuklukları, alkol ve madde kullanım bozuklukları sıklıkla beraber görülür. Son yıllarda daha sıklıkla gördüğümüz bir metabolik sendrom da eşlik ediyor. Başlangıçta ilaç yan etkisi gibi tanımlandıysa da bir eş tanı olarak ele alıyoruz. Glukoz metabolizması bozuklukları, kalp-damar-beyin hastalıkları ve kan yağlarında düzensizlik, ürik asit metabolizmasında düzensizlik ve bir takım kan parametrelerinde düzensizlikle karakterizedir.”
Bipolar bozukluk döngüsel ritimlere karşı çok hassas!
Hastalığın ortaya çıkmasında genetik yükün oldukça etkili olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Aile öyküsünde genellikle başka bireylerde de bu tanıya rastlanır.” dedi.
Bozukluğun ayrıca döngüsel ritimlere karşı çok hassas olduğuna da işaret eden Prof. Dr. Kesebir, “Kendi içinde depresyon ve mani dönemlerinin bir seyri olmakla birlikte mevsim geçişleri, uyku düzenindeki bozulmalar, kadınlarda adet döngüsü değişiklikleri, menarş yaşı, menopoz yaşı, döngüsel ritimlerle ilişkili bir ve hatta iklim/coğrafya değişiklikleri klinik tabloyu doğrudan etkileyebilir.” açıklamasını yaptı.
Akut dönemde farklı tedavi yöntemleri uygulanabiliyor!
Bipolar bozukluk tedavisinin ikiye ayrılabileceğini aktaran Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Akut dönem (hastalık dönemi) tedavisi ve koruyucu tedavi. Çünkü bipolar hastalarımız hastalık dönemleri dışında sağlıklı bireyler ve pek çoğumuzdan daha yaratıcılar; dolayısıyla iyi bir tedaviyle hayatı işlevsel olarak kotarabiliyorlar.” dedi.
Akut dönem tedavisinin hastalık belirtilerinin tedavisi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kesebir, bu dönemde farmakolojik ajanlar, psikoterapi ve gerekirse somatik tedaviler olduğu; transkranial manyetik uyarı ya da elektrokonvulsif tedavi gibi seçeneklerin uygulanabildiği bilgisini paylaştı.
Koruyucu tedavide psikoeğitim olmazsa olmaz!
Koruyucu tedavinin ise hastalık dönemlerinin yinelemesini önlemeye yönelik olduğunu ve ömür boyu sürdüğünü vurgulayan Prof. Dr. Sermin Kesebir, “Farmakolojik tedavide bugün halihazırda dünya çapında altın standart ilacımız lityumdur. Bir diğer koruyucu tedavide kullandığımız ilaç grubu ise antiepileptikler, antikonvülzanlar yani epilepsi ilaçlarıdır; bunlar da lityum kadar tarihsel bir geçmişe sahiptir.” ifadelerini kullandı.
Koruyucu tedavide psikoterapileri ‘olmazsa olmaz’ diye nitelendiren Prof. Dr. Kesebir, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu psikoterapilerin de başında aslında psikoeğitim geliyor. Psikoeğitim; hastaya hastalığı tanıtmak, hasta yakınlarına o akut hastalık döneminin geldiğini anlamamızı sağlayan ön belirtileri bildirmek ve bu belirtiler görüldüğü zaman ilk olarak ne yapacaklarını öğretmektir.” (İLKHA)
Şanlıurfa’dan siyonizme ve emperyalizme tepki
Adalet Bakanı Gürlek: “Hükümlü ve tutukluların topluma kazandırılmasını destekliyoruz. 976 din görevlisi görevde, 170 hafıza ulaşıldı"
İran’a yapılan saldırıların beşinci haftasında küresel gıda ve enerji krizi büyüyor
İstanbul’da baraj doluluk oranı yüzde 58,03 seviyesinde
İstanbul'da polis servisi kaza yaptı: 4'ü ağır 30 yaralı
Adalet Bakanı Akın Gürlek: "12. Yargı paketimizle ilgili meslektaşlarla sürekli istişare halindeyiz"
Kudüs Valiliği: Mescid-i Aksa'da hayvan kurban etme girişimi "Yahudileştirme" çabası
Sağanak mahalleleri göle çevirdi, araç ve iş yerleri sular altında kaldı
ABD’de rekor kapanma: 44 gündür kapalı olan hükümette sorumluluk tartışması büyüyor
Şanlıurfa'da ruhsatsız silah operasyonu
Diyarbakır’da otomobil tıra arkadan çarptı: 2 yaralı
Diyarbakır’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 13 yaralı
Van’da 20 yıllık kan davası barışla sonuçlandı
Radar izini azaltacak yeni nesil malzeme geliştiriliyor
İran: ABD askerleri Basra Körfezi'ndeki köpekbalıklarına yem olacak
Batı Şeria'da 21 bini aşkın ihlal: Saldırıların merkezinde Yahudi çeteler var
Dolar ve Euro bugün ne kadar?
Ankara merkezli 22 ilde dolandırıcılık operasyonu: 29 tutuklama
Altın yön arayışında: Ons ve gram altın bugün ne kadar?
Şanlıurfa’da tanker ile otomobil çarpıştı: Bir ölü, 5 yaralı
Şırnak'ta sel: Araçlarda mahsur kalanlar kurtarıldı
Fırtına deniz ulaşımını vurdu: İDO ve BUDO'da çok sayıda sefer iptal
Trump'tan yine tehdit: İran'ın petrolünü ve uranyumunu ele geçirebiliriz
18 il için "sarı" kodlu uyarı: Sağanak, kar ve fırtına bekleniyor
Gazze'de ateşkese rağmen katliam sürüyor: 2 şehit
Siyonist rejim ve ABD'den kirli saldırı: İran ve Lübnan'da sivil altyapı hedef alınıyor
İran ve Hizbullah'tan çok cepheli misilleme: ABD üsleri ve işgal hedefleri vuruldu
Hindistan'a ait LPG tankerleri Hürmüz Boğazı'ndan geçti
Bakan Kurum: Gıda israfı sadece bugünü değil, yarını da tüketir
Pezeşkiyan: ABD'de halk, ülkeyi yöneten israilli krallardan yoruldu
Yükleniyor





