15120,77%-0,14
43,18% 0,07
50,38% 0,19
6410,39% 0,75
10370,94% 0,59
ABD'nin özel temsilcisi Steve Witkoff'un, Gazze'de ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının başlatıldığını açıklaması, sahada yeni bir belirsizlik ve tartışma dalgasını beraberinde getirdi. İşgalci rejim ise bu aşamaya geçişi, Gazze'de bulunduğu öne sürülen son bir siyoniste ait cenazenin teslim edilmemesini gerekçe göstererek fiilen engelliyor.
İşgal makamları, cenazenin henüz bulunamadığını belirtirken, arama çalışmalarına yönelik ciddi kısıtlamalar ve gerekli ekipmanların sağlanmaması dikkat çekiyor. Bu durum, sürecin bilinçli biçimde geciktirildiği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
İşgal rejimi sözde başbakanı Binyamin Netanyahu ise yaptığı açıklamada, Gazze'de bir teknokrat komitesinin kurulmasının son cenazenin teslimi sürecini etkilemeyeceğini savundu. Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada, cenazesi Gazze'de olduğu iddia edilen askerin ailesiyle görüşüldüğü ve "önceliğin cenazenin geri alınması" olduğu vurgulandı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın kamuoyuna yansıyan planına göre ikinci aşama, son cenazenin teslim edilmesinin ardından resmen devreye giriyor. Bu aşama, Gazze'de silahsızlandırma, HAMAS ve diğer direniş gruplarının yönetimden tamamen dışlanması, teknokratlardan oluşan geçici bir yönetimin kurulması ve yeniden imar sürecinin başlatılmasını öngörüyor.
Plana göre Gazze, siyasi kimliği olmayan Filistinli teknokratlardan oluşan bir komite tarafından yönetilecek. Bu yapı, ABD öncülüğünde kurulması planlanan ve "Barış Konseyi" olarak adlandırılan uluslararası bir mekanizmanın gözetimi altında faaliyet gösterecek. Yeniden imar ve ekonomik dönüşüm süreci ise uluslararası fonlar ve yatırım projeleriyle yürütülecek.
Ancak söz konusu plan, Gazze'nin tamamen silahsızlandırılmasını, direniş altyapısının tasfiyesini, tünellerin ve savunma kapasitesinin yok edilmesini ve uluslararası denetim altında bir güvenlik mimarisi kurulmasını şart koşuyor. Ayrıca ABD ve bazı bölge ülkelerinin desteğiyle Gazze'ye uluslararası bir "istikrar gücü" konuşlandırılması da planın dikkat çeken maddeleri arasında yer alıyor.
Siyonist rejim, plan kapsamında Gazze'yi ilhak etmeyeceğini iddia etse de güvenlik gerekçesiyle uzun süreli bir çevre kuşağı oluşturmayı ve sınırların denetimini elinde tutmayı hedefliyor. HAMAS'ın bu şartları reddetmesi durumunda ise planın yalnızca "direnişten arındırıldığı" iddia edilen bölgelerde uygulanacağı belirtiliyor.
Filistinli çevreler, ikinci aşamanın ateşkesin doğal devamı olmaktan ziyade, Gazze'yi siyasi iradeden arındırmayı ve direnişi tasfiye etmeyi amaçlayan bir dayatma olduğunu vurguluyor. Sürecin, insani gerekçelerle değil, işgalin güvenlik ve siyasi çıkarları doğrultusunda şekillendirildiği değerlendirmesi öne çıkıyor. (İLKHA)

