-
BIST 100
16119,15%-0,25
-
DOLAR
44,28% 0,18
-
EURO
51,11% 0,65
-
GRAM ALTIN
6522,00% -4,77
-
Ç. ALTIN
11186,94% -2,43
Prof. Dr. Süleymanlı: Tüm zorluklara rağmen bayramlar varlığını sürdürüyor
Coğrafyamızda yaşanan savaş ve katliamlara işaret eden Sosyolog Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, "Tüm bu dönüşüme rağmen bayramlar tamamen ortadan kalkmaz; aksine yeni koşullara uyum sağlayarak varlığını sürdürür. Bayramların taşıdığı anlamı koruması artık
Geleneksel bayram coşkusunun yerini daha temkinli, daha içe dönük ve hüzünle iç içe geçen bir duygu haline bıraktığını ifade eden Sosyolog Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Bayram, “Çatışma bölgelerinde bayram, neşeden çok bir dayanma ve devam edebilme pratiğine dönüşüyor.” dedi.
Tüm zorluklara rağmen bayramların varlığını sürdürdüğünü söyleyen Prof. Dr. Süleymanlı, savaşların gölgesinde yaşanan bayramları değerlendirdi.
Savaşlar ve çatışma ortamı bayramları dönüştürüyor
Bayramların, toplumsal hayatın en güçlü sembolik alanlarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, “Bayramlar kolektif hafızanın yeniden üretildiği, toplumsal dayanışmanın pekiştirildiği ve ortak değerlerin görünür hale geldiği zaman dilimlerini ifade ediyor. Ancak günümüz uluslararası sisteminde artan savaşlar ve süreklilik kazanan çatışma ortamı, bu sembolik alanın anlamını ve işlevini doğrudan dönüştürüyor.” ifadelerini kullandı.
Bayramlar artık daha katmanlı bir deneyim
Küresel ölçekte eş zamanlı yaşanan çatışmaların yalnızca siyasi dengeleri değil, gündelik yaşam pratiklerini de etkilediğini belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Bayramlar klasik anlamda bir birleşme ve yakınlaşma zemini olma özelliğini tamamen kaybetmiş değil. Ancak içinde bulunulan koşulların izlerini taşıyan daha katmanlı bir deneyime dönüşmüş durumda.” dedi.
Toplumsal duygu rejimi değişiyor
Savaş ve belirsizlik ortamlarının bireylerin duygusal dünyasını etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, “Savaş ve çatışma ortamlarının en belirgin etkilerinden biri, toplumsal duygu rejimlerinde meydana gelen değişimdir. Güvensizlik, belirsizlik ve tehdit algısının arttığı dönemlerde bireylerin kolektif ritüellere yüklediği anlam da farklılaşır. Bayramlar hâlâ kutlanmakta; ritüeller sürdürülmekte, ancak bu ritüellerin arka planındaki duygusal yoğunluk ve toplumsal karşılığı önemli ölçüde dönüşmektedir. Coşku yerini daha temkinli ve yer yer buruk bir sevinç haline bırakırken, toplumsal birliktelikler daha sınırlı ve kontrollü bir çerçevede gerçekleşmektedir.” diye konuştu.
Bayram, çatışma bölgelerinde bir ‘dayanma pratiğine’ dönüşüyor
Çatışma bölgelerinde bayramların çok daha farklı yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, şöyle devam etti:
“Bu dönüşümün en çarpıcı boyutu doğrudan çatışma bölgelerinde yaşayan insanların deneyimlerinde görülür. Günlük hayatın sürekli tehdit altında olduğu, siren seslerinin ve patlamaların sıradanlaştığı ortamlarda bayram, alışıldık anlamından uzaklaşır. İnsanlar bir yandan hayatta kalma refleksiyle hareket ederken, diğer yandan bayramın ritüellerini sürdürebilmek için çaba gösterir. Bu durum, korku ile umut, kayıp ile tutunma arzusu arasında gidip gelen yoğun bir psikolojik gerilim üretir. Bayram, bu koşullarda neşeden çok bir dayanma ve devam edebilme pratiğine dönüşür.”
Savaşın etkisi sınırları aşıyor
Savaşların yalnızca çatışma bölgelerini etkilemediğini ifade eden Prof. Dr. Süleymanlı, “Savaşların etkisi yalnızca çatışma bölgeleriyle sınırlı değildir. Sıcak savaşın doğrudan yaşanmadığı toplumlarda da bu süreçlerin çok katmanlı etkileri hissedilmektedir. Ekonomik dalgalanmalar, artan hayat pahalılığı ve temel ihtiyaçlardaki belirsizlikler gündelik yaşamı zorlaştırırken; insanlar bir yandan başka coğrafyalardaki acılara empatiyle yaklaşmakta, diğer yandan bu çatışmaların kendilerine de sıçrayabileceği endişesini taşımaktadır. Bu durum, bayramların hem maddi hem de duygusal boyutunu derinden etkileyerek, onları daha temkinli ve karmaşık bir duygu deneyimine dönüştürmektedir.” ifadesinde bulundu.
Genelleşmiş tehdit algısı bayramın ruhunu değiştiriyor
Sürekli savaş haberlerine maruz kalmanın bireylerin ruh halini etkilediğini belirten Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Sürekli olarak savaş haberlerine maruz kalmak, küresel belirsizlik hissi ve geleceğe dair artan kaygı, bireylerin ruh halini derinden etkilemektedir. Güvende olunan bir coğrafyada yaşansa bile, genelleşmiş tehdit algısı bireylerin zihninde yer etmekte ve bu durum bayramların duygusal tonunu değiştirmektedir. İnsanlar bayramı yaşarken bir yandan da dünyanın farklı yerlerinde yaşanan acıların farkındalığını taşımakta; bu da sevinç ile hüzün arasında ikili bir duygu durumu yaratmaktadır.” dedi.
Bayramlar küresel etkilerden bağımsız değil
Bu süreci sosyolojik açıdan “dolaylı etkilenme” olarak tanımlayan Prof. Dr. Süleymanlı, “Bireyler doğrudan çatışmanın içinde olmasalar bile, küresel sistemin parçası olmaları nedeniyle bu süreçlerin ekonomik, psikolojik ve kültürel sonuçlarını deneyimler. Bu da bayramların yalnızca yerel değil, aynı zamanda küresel gelişmelerden etkilenen bir toplumsal pratik olduğunu ortaya koymaktadır.” şeklinde konuştu.
Kamusal dilde barış vurgusu geri planda kalabiliyor
Bayram dönemlerindeki söylemlere de dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, “Kamusal söylem de bu dönüşümün önemli bir parçasıdır. Bayram dönemlerinde yapılan açıklamalar, siyasal aktörlerin dili ve medya çerçeveleri incelendiğinde, barış ve merhamet vurgusunun yer yer geri planda kaldığı; buna karşılık güvenlik, mücadele ve güç söylemlerinin daha görünür hale geldiği dikkat çekmektedir. Bu durum, bayramların sembolik anlamının siyasal bağlam içinde yeniden şekillendiğini göstermektedir.” dedi.
Bayramların iki katmanlı yapısı var
Bayramların hem bireysel hem de toplumsal boyutuna işaret eden Prof. Dr. Süleymanlı, şunları söyledi:
“Bayramların iki katmanlı bir yapıya sahip olduğu görülmektedir; bireyin iç dünyasında oluşan anlam ve içinde bulunduğu dışsal koşullar. Savaş ve çatışma ortamı bu iki katman arasındaki ilişkiyi yeniden düzenler. Dış koşullar bayramın nasıl yaşanacağını sınırlandırırken, içsel değerler bu sınırlar içinde bayramın anlamını belirler. Bayramlar bu nedenle yalnızca kültürel bir süreklilik unsuru değil, aynı zamanda toplumsal yapının, değerler sisteminin ve kolektif bilinç durumunun analiz edilebildiği önemli bir sosyolojik gösterge işlevi görmektedir. Toplumların içinde bulunduğu ruh hali, dayanışma kapasitesi ve değerler sistemi, bayramların yaşanma biçiminde somutlaşır. Çatışma ortamlarının yoğunlaştığı dönemlerde bayramların daha sessiz, daha temkinli ve daha içe dönük bir karakter kazanması, bu dönüşümün en görünür işaretlerinden biridir.”
Tüm zorluklara rağmen bayramlar varlığını sürdürüyor
Tüm bu değişimlere rağmen bayramların ortadan kalkmadığını belirten Prof. Dr. Süleymanlı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Tüm bu dönüşüme rağmen bayramlar tamamen ortadan kalkmaz; aksine yeni koşullara uyum sağlayarak varlığını sürdürür. Bu süreçte bayramlar, bireylerin anlam arayışına cevap veren, toplumsal bağları asgari düzeyde de olsa koruyan ve insanın ‘insan kalma’ çabasını destekleyen bir işlev üstlenir. Bu işlev, özellikle belirsizlik ve kaygının yoğunlaştığı dönemlerde daha da görünür hale gelmektedir. Bayramların bugünkü durumu, yalnızca kültürel bir değişimi değil, aynı zamanda içinde yaşadığımız çağın ruhunu yansıtan önemli bir göstergedir. Bu çerçevede bayramlar, yalnızca geleneksel bir pratik değil, aynı zamanda mevcut toplumsal koşullardan etkilenen dinamik bir sosyolojik alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum, bayramların taşıdığı anlamın korunmasının artık yalnızca kültürel bir mesele değil, aynı zamanda etik ve insani bir sorumluluk haline geldiğini göstermektedir.” (İLKHA)
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’ten Midyat’a ziyaret
Bölge ülkeleri Riyad toplantısı sonrası ortak bildiri yayımladı
Rusya'dan küresel piyasaya akaryakıt İhracat yasağı hazırlığı
HÜDA PAR Antalya İl Başkanı Durmaz: Bayramı vesile kılarak zulümlerin sona ermesi için dualar edelim
ABD’nin NATO’ya yönelik tehditleri sonrası Merz'den açıklama: Avrupa’nın önceliği savaşın sona ermesi
Yapıcıoğlu’ndan Ramazan Bayramı mesajı: Ümmetin ittihadı acil bir ihtiyaçtır
Meyvelerin raf ömrü doğal yağlarla uzatılıyor
Prof. Dr. Süleymanlı: Tüm zorluklara rağmen bayramlar varlığını sürdürüyor
HÜDA PAR Gaziantep İl Başkanı Göçer: Bayramlar kardeşliğin ve ümmet bilincinin yeniden inşasıdır
Şırnak'ta bayram öncesi trafik seferberliği: 4 bin 300 personel sahada
AB: ABD ve israilin İran'a yönelik saldırıları uluslararası hukukta meşru bir zemine dayanmıyor
Erakçi: Altyapımıza yeniden saldırı olursa sınır tanımayacağız!
Danimarka ABD işgali ihtimaline karşı Grönland’a asker gönderdi
Pakistan ve Afganistan arasında ateşkes
Er: Sıla-i rahim yalnızca bayram günlerinde değil, her zaman yerine getirilmesi gereken bir sorumluluk
Feribot seferlerine fırtına engeli
İşgal, Mescid-i Aksa'yı 20. gündür kapalı tutuyor: Yarın yüz binlerce kişi bayram namazı kılamayacak!
Siirt Valisi Kızılkaya’dan Ramazan Bayramı mesajı
Bayram hazırlığında ilk durak mezarlıklar oldu
Konya'da otomobil ile hafif ticari araç çarpıştı: 2 ölü, 4 yaralı
Siirtlilerden bayram mesajı: Birlik ve barış istiyoruz
Diyanet-Sen Batman: Ramazanın manevi iklimi bayramla taçlanıyor
Nijerya’dan İngiltere’ye ziyaret: Terörle mücadele gerekçesiyle iş birliği çağrısı
HÜDA PAR İzmir İl Başkanı Yumlu'dan bayram mesajı
İran'a yönelik savaş, plastik sektörünü derinden etkiliyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Endonezya Cumhurbaşkanı Subianto ile görüştü
Gazze'ye saldırıda 4 kişi şehit oldu
Söylemez: Bayram, umudu ve kardeşliği diri tutan en güzel iklimdir
18 ilde dolandırıcılık ve bahis operasyonu: 118 şüpheli yakalandı
Mardin’de onlarca yetim bayramlık elbiselerle sevindi
Yükleniyor





